Dünyanın İlk Şarkısı ve Müziğin Doğuşu
Yazan: Doğan Elat – NOVUS Paris Temsilcisi
Bu sayımızda sizlerle müzik tarihçesini, gelişimini ve bizlere kattığı yaşam canlılığını paylaşacağız. Müzik bir ahenktir. İnsan hayatında gelenek ve görenekleri, tarihsel anlamları, tüm sanatlar içinde evrensel olan, kişisel duygu ve düşünceleri içeren müzik her zaman
yaşantımıza renk katmıştır.
Araştırmalara göre kurumsal olarak müziğin doğuşu Eski Yunanlılara dayanmaktadır. Çinliler müziğin tanrısal bir kavram olduğuna inanmışlar. Bu inançları müziğin Hristiyanlık dininde önem kazanmasına neden olmuş. Biz Türklere gelince, Türklerde müzikle ilgilenen ilk adamlar olan şamanlar tarafından yapılıyordu. Dini törenlerde müziğe yer veriliyor ve müzikler büyü amacıyla kullanılıyordu. Şamanların çalgısı davuldur. Davul, Türklerde bağımsızlığın simgesi sayılıyordu. Türklerin müziği, Türklerin Orta Asya’dan beri geliştirdikleri, bugünkü özelliklerini Anadolu Selçukluları ve Osmanlılar döneminde belirginleştiren bir müzik tarzı.
Müzik Osmanlı döneminde halk ve üst kültür çevrelerinde birbirine çok farklı karakterlerle farklı alanlarda gelişmiştir. Eski Türk kültürü MÖ 3000 yıllara kadar varlık gösteren bir kültürdür. Bu dönem toplulukları arkaik olarak değerlendirilen çalışmalarda, müziğin çok erken dönemlerde bile Türk kültür sisteminde önemli bir yere sahip olduğu ve etraftaki kültürleri önemli ölçüde etkileyecek kadar gelişme gösterdiği düşünülmektedir. İslamiyet
öncesi Türk topluluklarında mistik ögelerle destansı şiirlerde görülmektedir. Şaman, Kam, Baksı gibi isimler verilen Gök Tanrı inancına bağlı bu din adamları, aynı zamanda ozanlık ve hekimlik de yapmaktaydılar. Başka koca halkın toplumsal ihtiyaçlarını da müzik yoluyla
çözmeye çalıştıkları bilinmektedir.
Dünyanın İlk Şarkısı: 3400 Yaşında
Dünyadaki ilk şarkı şifreleri (notaya dökülebilen ilk şarkı), Suriye’nin antik Ugarit şehrinde, milattan önce 14. yüzyılda yazılmıştır. 1950’li yılların başında, Ugarit kentinde tabletlerin üzerinde bulunan ve notaya dökülebilen ilk parça “Hurrian Hymn No.6” olarak bilinir. Bu yapıt, 15 yıllık bir çalışma sonucu 1972 yılında seslendiriliyor.
Toprakta keşfedilen 36 yapıttan sadece bir tanesinin notaları okunabilir haldeydi. Kilmer’e göre, tam 3400 yıllık olduğu söyleniyor. Ugarit tanrısı adına yazılan bu beste, günümüzde arp veya lir olduğu tahmin edilen 9 telli “sammum” ile nasıl çalınması gerektiğine dair bilgiler de içeriyor. Bugün Suriye topraklarında Ulusal Şam Müzesi’nde sergileniyor.
Bir kısmı 1950’lerin başında Fransız arkeologlar tarafından Suriye’de kazılan bu tabletler, Prof. Anne Draffkorn Kilmer tarafından incelenmiştir.
Müzikte Ölçekler ve Uyum Neden Vardır?
Müzikal gelişimin ilk zamanlarına baktığımızda ise, “melodi” duygusu bir gecede oluşmaz. Tarihte müzik ay için, güneş için, ölüm ve doğum olmak üzere çeşitli ritüellere atanan tek notaların çalınmasıyla ve müzikal olarak art arda gelmeleriyle başlamaktadır denilebilir.
Herhangi bir melodi ve uyum gibi ölçüler hiç olmadan kendiliğinden akıyordu. İnsanlık neden nispeten tercih edilen “uyumlu” notaları ve dolayısıyla daha büyük karmaşık ezgilere yönelme zahmetine girdi? Cevap, armoninin işlevinin çoğunlukla melodilerin notalarını “bağlamak” veya akorlarla ortak tonların işitilebilir şekilde belirgin hale getirilerek melodik sürekliliği sağlamak olduğu düşünülüyor.
Bugün bildiğimiz tonalite, yani bir ezginin merkez notaya göre organize olması ilk defa Antik Yunanlılar tarafından teorize edilmiş olsa da, bulgular armoninin neredeyse 3.400 yıl önce var olduğuna dair güçlü kanıtlar sunuyor.
Sonuç: Müzik Evrensel Bir Dildir
Uzun bir evrim sürecinden geçen çeşitli kültürlerin müziği, oktavların evrensel kullanımı ve kültürler arasındaki geçiş motif dizilerinin temelleri açısından ortak temeller gibi ortaya çıkan kalıpları göstermektedir.
Bu gelişim süreciyle birlikte insanlığın müzikte birlik arayışı, yüzyıllardır hem estetik hem de bilimsel bir temele oturmuştur. Kilmer’in “The Origin of Music” adlı kitabı bu yolculuğun temel taşlarından biridir.
Kapanış Sözleri
Konumuzu müzik üzerine birkaç güzel sözle tamamlayalım:
• Müzik aşkı besteler. – Shakespeare
• Bırakın müzikle öleyim. – Mirabeau
• Müzik ruhun gıdasıdır. – Mendelssohn
• Müzik olmadan cennet olmaz. – Addison
• Müzik doğayı hükmeder. – Martin Luther
• Müzik, gökte toprak arasında bir yerdedir. – Konfüçyüs
