Tatile Gitmek de Hızlı Yaşlanma Nedeni
70’li yaşlarda her şeyi yapabiliyoruz. Amaç 80’li 90’lı yaşlarda da yürüyebilmek, düşünebilmek, beslenebilmek. Bu noktada işin ticaret yönü de ciddi şekilde ağır basıyor. Bizlere pek çok yerden, değişik vitaminler ve besin takviyeleri almamız; yüzümüze, vücudumuza değişik estetik cerrahi işlemleri yaptırmamız öneriliyor. Bunları seçip ayıklayıp hangileri gerçekten yarar konusunda fikirler de değişik.
Ancak güvendiğiniz bir hekimle birlikte bunlara karar verebilirsiniz. Yaşlanma nedir diye olursak aslında mitokondrilerin hastalanması denebilir. Mitokondriler hücrenin içindeki o sıvıda yüzen akü parçacıkları diye düşünülebilir. Bunların azalması hücrelerin kendini daha zor yenilemesi mikroplarla daha zor savaşması gibi sorunları yaratıyor.
Yani ülkemizde ve bütün dünyada olduğu gibi hücrelerde bir enerji azalması açığı varsa sorunlar başlıyor. Mitokondriler aslında milyonlarca yıldır vücudumuzda olan şeyler hatta bunların bir bakteriden kaynaklandığı düşünülüyor. Genellikle yumurtayla sperm birleştiği zaman ortaya çıkan döllenmiş insan hücresindeki mitokondriler anneden gelmektedir. Dolayısıyla hepimiz vücudumuzdaki hücrelerde kendi annemizdeki mitokondrileri taşıyoruz.
Vücut enerjiyi kullanırken, yakarken bunu bir fırın gibi düşünün. Bir takım pislikler, tozlar, küller de saçılıyor. Bunlara da oksidasyon diyoruz yani paslanma da denebilir ve bu da yaşlanmayı hızlandıran faktörlerden biri olarak kabul ediliyor.
Vücudumuz enerjiyi oksijenle yakıyor ve bunu da mitokondriler aracılığıyla yapıyor ve bir enerji üretiyor bu arada kaçak kıvılcımlar, küller de sağa sola saçılıyor ki bunlara ROS deniyor, bunlara kül de diyebiliriz, bu ROS’lar vücuttaki DNA’ya hasar veriyor ve dolayısıyla bunun sonunda kanserler ve sinir dejenerasyonları oluşabiliyor, hücre ölümü hızlanıyor, yorgunluk, kas ağrıları, MS gibi hastalıklar, kalp yetmezlikleri, parkinson, otizm, şeker hastalığı, migren ve hatta bunamaya kadar giden sıkıntılar bu pasların vücuttan temizlenememesiyle oluşuyor.
Yukarıda saydığım, vücuttaki bu DNA hasarının oluşumundan en çok etkilenenler, beyin ve sinir hücreleri gibi görünüyor. Beyin vücut ağırlığının toplam %2’si olmasına rağmen, vücudun kullandığı toplam oksijenin %20’sini, glikozun da %25’ini kullanıyor.
Dolayısıyla biz, vücudumuzun paslanması esnasında bundan etkilenmemek için bir antipas kullanmalıyız. Bu pası artıran birtakım şeyler var. Örneğin yemeği %20 daha az yediğimizde, ömrümüzün daha uzun olduğunu biliyoruz. Alkol, şeker, aşırı egzersiz, hatta tatil bile pası artıran nedenler olarak görülüyor. Tatile ne ilgisi var diyeceksiniz… Tatile gitmek de bir stres vücudun aylarca hantal kaldığı bir ortamdan birden hareketli bir ortama geçiliyor, çok enerji yakılıyor, her şey bir hafta içinde yapmak ve tam tatil olmak istiyoruz, bu da vücuttaki pası aslında yine artırıyor.
O zaman vücudumuzdaki bu paslanmaya yakıcı bir antipas yaklaşımında bulunmamız lazım. Bilinen en iyi antipasslar, vitamin C, vitamin E, B1, B2 vitaminleri koenzim q10, magnezyum, melatonin, DHEA, NAC ve yeşil çayda kadar sayılabilir. Bu antipas tedavileri covid 19’da da şiddeti azaltıyor ve hastalıktan daha hızlı kurtulmamıza yol açıyor.
Bu konudaki en etkili antipaslardan biri de glutatyondur. Glutatyonu damardan haftada bir kere aldığımız zaman, bunun Covid’le mücadelede, bize enerji vermesinde çok etkili olduğunu bildiren yayınlar mevcuttur. Dolayısıyla kendisinde yorgunluk halsizlik ve değişik şikayetler hissedenlerin glutatyonu denemelerini tavsiye ediyorum. Buna ek olarak güzellik ve sağlıklı yaşam kliniklerinde beyin sisi, antioksidan serum antipas serum gibi değişik başka tedaviler uygulanmakta.
Yaz ayları geliyor… Hepinize güneş ışıklarından korunarak cildinizin yaşlanmasını önlemenizi; antipas vitamin ve tedavilerini tatil sonunda almanızı öneririm.
Sevgiyle kalın…
Prof. Dr. Teksen Çamlıbel
